Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 41
1  .:: KadıncaForum Eğlence / Bilgi ::. / Serbest Kürsü / Ynt: Buzdan Neler Yapılabilir : 16 Aralık 2015, 19:17:20
Süper , paylaşım için teşekkürler.
2  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Evlilik Hazırlığı Yapanlar Için Düğün Rehberi - 2 : 19 Kasım 2015, 23:57:50
Bir oda dolusu kahve fincanıyla karşı karşıya kalmamanın en ideal çözümü bir evlilik listesi hazırlamaktır. Böylece hem tüm hediyeler zevkinize uygun olur hem de dostlarınız hediye seçme sıkıntısından kurtulmuş olur.

* Evlilik listenizi oluşturmadan önce kendinize doğru soruları sormanız gerekiyor. Yeni yuvanızın büyüklüğü ve şekli nasıl olacak? Onu modern mi klasik mi döşemeyi düşünüyorsunuz? Hangi renkler hakim olacak?

* İlk önce günlük kullanılacak malzemeleri düşünün; tabaklar bardaklar tencerelerörtüler vazolar ... Bu konuda size en çok yardımcı olabilecek kişi elbette ki annenizdir. Yada elinize kağıt kalemi alıp annenizin mutfağındakilerin listesini çıkarmanız da yeterli olacaktır. Böylece rende maşa tahta kaşık gibi sürekli kullanılan ancak kolay unutulabilecek küçük ama son derece gerekli parçaları da listenize ekleyebilirisiniz.

* Özel yemek davetleriniz için tabak ve çatal-bıçak takımlarının bardakların ve tabii örtünün peçetelerin yemek odanızın stiline uygun olması gerekir. Klasik bir yemek takımına modern tabaklar yada modern bir yemek odasına gümüş çatal bıçaklar hiç uygun düşmez. Elbette mağazalarda göreceğiniz birbirinden şık modeller aklınızı karıştırıp ne alacağınıza karar vermenizi zorlaştırabilir. Ama kendinize hakim olun ve hem yemek odanızın hem de evinizin tarzı ile uyum sağlayacak takımları seçmeye çalışın. Alacağınız tüm eşyaların kendi stilinizi de yansıtması gerektiğini unutmayın. Çünkü tarzınıza zıt düşen şeyleri sevemezsiniz veya çabuk sıkılırsınız.

* Özel yemekler için alacağınız bu takımlar dışında gündelik olarak da kullanabileceğiniz kırılsa bile yerine yenisini koyabileceğiniz ve tek tek de satın alabileceğiniz daha ekonomik tabaklar seçin. Son derece çekici ama bir o kadar da pahalı olan modellerden kaçının. Çünkü her gün elinizin altında olan tabakların ve bardakların kırılma olasılığı çok fazladır.

* Evinizin mutfak ve yemek odasını donatmakla döşenmiş olmuyor. Yatak odası banyo ve oturma odanız olduğunu da unutmayın. Evinizin bu bölümlerinde de mutfağınız için önerdiklerimizi uygulayabilirsiniz. Yani elinize kağıt kalem alarak annenizin evinde dolaşmaya devam edin.

* Evlilik listenizi hazırlamanın bir pratik yolu ise bir dekorasyon mağazası belirleyip tüm alışverişinizi oradan yapmanızdır.

* Alışverişte karışıklık yaşamamak ve ileride işinize yaramayacak eşyalar satın almamak için listenizi birinci derecede gerekliler ve alınması acil olmayan eşyalar olarak iki gruba ayırın. Böylesi daha kolay olacaktır.

* Eğer siz ve nişanlınız ailelerinizle birlikte yaşamıyorsanız eşyalarınızı yeni evinizde de kullanabilirsiniz. Örneğin; koltuklarınızı yeni kumaşlarla kaplayabilir duvarlarınızı farklı bir renge boyayabilir veya aksesuarlarınızı değiştirerek yeni bir ev yaratabilirisiniz. Evlilik listenizi ise değiştirmek istediğiniz veya eksik olan eşyalardan oluşturabilirisiniz.

ÖNEMLİ DETAYLAR :

DAVETİYELER :

* Davet etmeyi unuttuğunuz ve son dakikada aklınıza gelen isimler davetli listenizi uzatabilir. İsimlerde %10' luk bir artışı öngörmeli ve davetiyeleri fazla bastırmalısınız.

* Düğün gününden en az 3 ay önce davetiye şeklini ve adedini belirlemelisiniz. Bu nedenle de nikah tarihinin alınmış ve düğün davetinin verileceği yerin belirlenmiş olması gerekiyor.

* Nikahı ve düğün davetini farklı yerlerde yapacaksanız ve bazı kişileri sadece nikaha davet edecekseniz bu kişilerin davetiyelerinde davetin yerini ve zamanını belirtmeyin.

* Eğer düğün daveti verecekseniz ve ulaşımı siz sağlayacaksanız geleceklerini kesinleştirmeleri için davetiyelere bu konuyla görevlendireceğiniz bir yakınınızın telefon numarasını yazın. Eğer konuklar telefon etmeyi ihmal ederlerse ki önemli bir kısmı mutlaka edecektir bir yakınınızın onları arayıp geleceklerini teyit ettirmelerini sağlayın. Böylece beklenmedik sürprizlere karşı hazırlıklı olmuş olursunuz.

* Davetiyelerin düğün tarihinden yaklaşık altı hafta önce elinizde olması gerekir. Şehir dışındaki konuklarınıza davetiyelerini öncelikle yollamayı unutmayın. Bu hem postadaki gecikmeleri hem de konukların önceden plan yapmaları için gereklidir.

DÜĞÜN YEMEĞİ :

* Düğün yemeğinin en önemli hazırlıklarından biri masa planı oluşturmaktadır. Doğru hazırlanmış bir masa planı düğününüzün keyifli geçmesini sağlayabilir. Tabii aksi de hoş olmayan durumlara neden olabilir. Bu planı yaparken zorlanmamanız için işte size birkaç öneri;

MASA DÜZENİ :

* Düğün yemeklerinde yuvarlak masa seçmek en uygunudur. Böylece davetli sayısında artış olursa yuvarlak masaya daha kolay yerleştirilebilir.

* Gelin ve damadın oturacağı şeref masasında çiftin anneleri ve babaları onlardan başka istenirse en yakın arkadaşları yer alabilir.

* Hangi davetlinin kiminle aynı masada oturacağını belirliyebilmek için birlikte oturmasını planladığınız insanların yakınlık ve samimiyet derecelerine yaşlarının uygunluğuna bakabilirisiniz.

* Her masada evlenecek çiftin akrabalarından o masaya ev sahipliği yapacak birileri olmalıdır. Ev sahipleri karşılıklı otururlar. Onların sağ taraflarına mutlaka en yaşlı yada sözü geçen önemli bir davetli yerleştirilir. Sol taraflarına ise önem sıralamasında ikinci gelen kişi oturtulur. Geri kalan boş yerleri davetlilerin cinsiyetlerini de gözeterek kendinize en uygun şekilde doldurabilirsiniz.

* Oturma planını belirledikten sonra davetlilerin isimlerinin yazılacağı masa kartlarını hazırlamayı ve düğün günü bunları masaya yerleştirmeyi unutmayın.

* Herkesin oturacağı yeri kolayca bulabilmesi için masalara birer numara verin ve salonun girişine oturma planını asın. Konukları karşılayıp yerlerine yerleştirmek içinyakınlarınızı veya çok yakın arkadaşlarınızı da görevlendirebilirsiniz.

alıntı
3  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Evlilik Hazırlığı Yapanlar Için Düğün Rehberi - 1 : 19 Kasım 2015, 23:55:53
Düğün hazırlığı içindeyseniz ve nereden başlamanız gerektiği konusunda kafanız karışıksa aşağıdaki yazı size rehber olabilir.

RESMİ İŞLEMLER :
Resmi işlemlere başlamadan önce nasıl bir düğün istediğinizin kesinleşmiş olması gerekir. Çünkü bu özel günde her etap birbirini aksamadan izlemelidir. Nikahın tarihi ve saati de düğün davetine bağlıdır. Nikahınızın davetin verileceği yerde mi yoksa nikah salonunda mı kıyılacağı konusunda karar verin. Eğer nikah salonunda kıyılacaksa hangisi olacağını belirleyin. Çünkü nikahınız davetin verileceği yerde olacaksa başvuru sırasında yetkililere bu adresin de verilmesi gerekiyor. Böyle bir durumda ayrı bir ücret ödemeniz lazım. Ancak farklı bir işlem yaptırmanız istenmiyor.

Nikah yerini belirledikten sonra başvuru için gerekli evraklarınızı hazırlamaya başlayabilirsiniz. İstenilen evraklar aşağı yukarı aynı olsa da şehirlere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin İstanbul' da eşinizin ve sizin 6' şar adet renkli fotoğrafı nüfus cüzdanlarının aslı ve fotokopileri ikametgah belgeleri ve nüfus kayıt örnekleri tamamlanması gereken belgeler arasında. Ankara' da ise belediyeden eşiniz ve kendiniz için alacağınız beyannameleri doldurmanız ve 3' er adet renkli fotoğraf nüfus cüzdan asılları ve fotokopileri nüfus kayıt örnekleri 2 adet posta pulu ve zarfı ile müracaat etmeniz gerekiyor. Son anda aksaklık olmaması için gerekli evrakları nikah tarihi alacağınız nikah salonundan öğrenmenizde fayda var. Bunun dışında nikah dairesinde size verilecek evlilik beyannamesini de doldurmanız gerekiyor.

* Başvurunuzu hafta içi her gün saat 08.30 ile 11.00 arası yapabilirsiniz. Eğer belirlediğiniz tarih ve saatte başka nikah yoksa nikah işlemleriniz başvurur başvurmaz tamamlanıyor.

* Eğer nikahınızı bağlı bulunduğunuz ilçe dışında bir nikah salonuna kıydırmak isterseniz ilk önce kendi ilçenizin nikah salonuna başvurmanız ve oradan bir sevk kağıdı almanız gerekiyor. Daha sonra bu sevk kağıdı ve başvuru için gerekli evraklarla istediğiniz nikah salonuna başvurabilirsiniz.

YABANCI UYRUKLULARIN ilk önce bulundukları şehirdeki konsolosluklardan bekarlık belgelerini almaları bunu valilikteki Vilayet Hukuk İşleri Bürosu'ndan onaylatıp 3 adet fotokopi çektirmeleri gerekiyor. Pasaportlarını yeminli tercüme bürosunda tercüme ettirip noterden onaylatılması ve bütün bu evraklarla başvurulması gerekiyor. Bunun dışında başvuru sırasında pasaportun aslının ve 2 adet fotokopisinin de bulunması koşulu var.

Resmi işlemler evlendikten sonra da sona ermiyor. Bir kısmını siz bir kısmını da nikah dairesi gerçekleştiriyor. Nikah dairesi bağlı olduğunuz nüfus dairelerine yeni medeni durumunuzu bildiriyor. Size de evlilik cüzdanınızı yanınıza alarak nüfus cüzdanlarınızı yeniletmek kalıyor.


DÜĞÜNE HAZIRLIK TAKVİMİ :

Evet büyük gün kararlaştırıldı ve geri sayım başladı. Şimdi hiç telaşa kapılmadan not defterinizi elinize alın ve hazırlıklarınıza başlayın.


BEŞ AY ÖNCE :

* Ailelerinizle beraber sade ve samimi bir düğün mü yoksa görkemli bir tören mi isteyip istemediğinize karar verin.

* Eğer düğün daveti verecekseniz şeklini belirleyin. Nikahınız davetin verildiği salonda mı kıyılacak yoksa evlendirme dairesinde kıyılacak nikahtan sonra mı davet vereceksiniz. Düğün daveti yemekli mi yoksa açık büfe yada kokteyl şeklinde mi olacak? Bunlara karar verirken nikahın tarihini ve saatini de belirleyin. Saat belirlerken nikahın ve davetin şeklini unutmayın. Örneğin; düğün davetiniz öğleden sonra bir kokteyl şeklinde olacaksa nikah saati sabah olmalıdır.

* Davetli sayısının ve ayırdığınız bütçenin %20 aşılabileceğini öngörün.

* Düğünü yapacağınız yeri belirleyin ve rezervasyonunuzu yaptırın.

* Ve hazırlıkların en keyiflisinde sıra. Gelinlik seçimi. Gelinliğinize karar vermek için modellere şimdiden göz atmaya başlayın ki siparişine 2 yada 3 ay ayırabilesiniz.


DÖRT AY ÖNCE :

* Davetlilerin listesini hazırlayın

* Vereceğiniz davet için birkaç organizasyon ve catering firmasıyla görüşün. Karşılaştırma yaparak isteklerinize ve bütçenize uygun firmayı belirleyin.


ÜÇ AY ÖNCE :

* Davetiyelerinizin şeklini ve adedini belirleyin. Düğünden altı hafta önce elinizde olacak şekilde sipariş edin. Adedi belirlerken her aileye bir adet davetiye gideceğini unutmayın.

* Damadın kostümünü belirleyin.

* Eğer bir organizasyon şirketinden yardım almayacaksanız fotoğraf ve video çekimi yapan araba kiralayan şirketlerle bağlantıya geçin.

* Düğün davetiniz yemekli olacaksa mönünüzü belirleyin. Düğün pastanız daveti vereceğiniz yer tarafından hazırlanmıyorsa siparişinizi verin.

* Balayınızı ayarlayın ve rezervasyonunuzu yaptırın. Yurtdışına çıkacaksanız vizelerinizi ve pasaportlarınızı hazırlayın.

BİR AY ÖNCE :

* Davetiyelerinizi dağıtmaya başlayın. Şehir dışındaki konuklarınıza öncelik tanıyın.


* Konuk listenizi kontrol edin ve organizasyon şirketini gelecek konuk sayısından haberdar edin.

* Şapka eldiven ayakkabı gibi aksesuarlarınızı satın alın. Düğün günü daha rahat etmek için ayakkabılarınızı bir gün önceden deneyin.

* Duvağınızla birlikte kuaförünüze gidin ve saç modelinize karar verin.

* Cilt bakımınızı yaptırın ve makyajınızı deneyin.

* Nikah şahitlerinizi belirleyin ve bunu kendilerine bildirin.


ONBEŞ GÜN ÖNCE :

* Gelin çiçeğini sipariş edin.

* Organizasyonu tekrar gözden geçirin ve görev dağılımlarını kontrol edin.

* Davetinizin yemekli yapılacaksa oturma planını çıkartın ve masa kartlarını hazırlatın.

BİR HAFTA ÖNCE :

* Yüzüklerinizi kuyumcudan alın.

* Gelinliğinizin tüm detaylarını son kez gözden geçirin.

* Balayı için bavullarınızı hazırlayın.

* Vücut ve cilt bakımınızı yaptırın.

* Damadın da kıyafetini son kez gözden geçirin.

alıntı
4  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Evlenmeden Önce Yapılması Gereken Testler : 19 Kasım 2015, 23:51:03
Düğün hazırlıkları, mekan, gelinlik gibi detaylarla uğraşırken, en az düğününüz kadar önemli olan detayları es geçmeyin! Evlenmeden önce yapmanız gereken kan tahlilleri ve gebelik öncesi testleri biliyor musunuz?

Türk Medeni Kanunu’nun 136. maddesine göre, çiftler evlenmeden önce “Evliliğe engel bir durum olmadığını gösteren belgeyi” almak zorundalar. Bu testler arasında kan uyuşmazlığı için bilgi veren kan grupları testi, tam kan sayımı ve Hepatit B, Hepatit C, AİDS testi gibi enfeksiyon hastalıkları testleri bulunuyor.

Bir de gebelik öncesi yapılması gereken testler var. Gebelik öncesi korunmayı bırakmadan önce yapılacak olan ziyaret oldukça önemlidir. Çiftlere danışmanlık verilen bu dönemde sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanımı kısıtlanır. Ailede genetik geçişli bir hastalık olup olmadığı sorgulanır. Varsa buna yönelik testler istenir. Akraba evliliği, ailesel Akdeniz anemisi ve sakat çocuk dokumu varsa buna yönelik incelemeler başlatılır.
Konu çocuk sahibi olmaya geldiğinde karşınıza yaptırmanız gereken birçok test daha çıkar. Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu’na göre çocuk sahibi olmak sorumluluk isteyen bir konu ve böyle düşününce sosyal ve ekonomik olarak bazı beklentilerinizi yoluna koyduktan sonra planlı bir şekilde çocuk sahibi olmayı istemek en doğrusu.

Peki çocuk sahibi olmayı ne kadar geciktirebilirsiniz?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişeceği için bu konuda mutlaka hekim yardımı almak önemlidir. Zira her kadının yumurtalık rezervi farklıdır. Yumurtalık rezervi yumurta sayısı ve kalitesini doğrudan etkileyeceği için rezervin bilinmesi önemlidir. Rezerv sayımını tespit etmenin çeşitli yolları vardır. Hastanın hikayesi önem taşır, annesinin teyzesinin adetten kesilme yaşı, adet düzenlerinin öğrenilmesi gerekir. Çünkü ailesinde erken menopoz olan kadının kendisinde de erken menopoz riski vardır.
Ayrıca bazı laboratuar testleri ve ultrasonografide bu konuda yardımcı olur. Adetin üç üncü günü yapılacak bazı kan testleri, ultrasonografi ile yumurtalıkların büyüklükleri ve içerdikleri küçük kist sayısı yumurtalık rezervi konusunda fikir verir. Hekim muayenesi sonrası yumurtalık rezervi konusunda bilgi sahibi olup ne kadar oyalanabileceği sorusuna cevap bulmuş olursunuz.

GEÇ OLMADAN…
İdeal gebelik dönemi hem fiziksel hem de psikolojik olgunluğa erişilen 20 – 30 yaşları arasındadır. Ancak, günümüzde giderek daha fazla kadın gebeliği 30 yaşının sonrasına erteliyor. Bu kararda rol oynayan birçok sosyal faktör vardır: Önce kariyer sahibi olmak, sağlıklı bir ilişkiyi beklemek, ekonomik olarak hayatlarını güvenceye almak ya da evliliğin istenildiğinden emin olmamak gibi.
30 yaşın altındaki kadınlarda her ay gebe kalabilme olasılığı yüzde 20 dolayında iken, 40 yaşın üzerinde bu oran sadece yüzde 5′tir. Normalde bir evlilikte bir yıllık düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınmadığı zaman hekime başvurulması önerilir. Oysa 35 yaşın üzerindeki evli çiftler düzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları taktirde hekime başvurmak için altı aydan fazla beklememelidirler.
Yaşla birlikte hem yumurta sayısı, hem de bu yumurtaların kalitesi düştüğünden sperm tarafından döllenebilme yetenekleri azalır. Ayrıca döllenme olsa bile oluşan embriyolarda genetik hastalık riski artar.

Testlerin faydaları…
Genelde evliliğin ilk zamanlarında gebelik ertelenir. Fakat ertelemenin problemlere yol açacağı bazı durumlar vardır. Bunlar belirlenirse gebeliği fazla ertelememeleri önerilir. Bu durumlardan bazıları 35 yaş üzerinde olunması, yumurtalık rezerv azlığı, ileri evre endometriozis, tekrarlayan ve operasyon gerektiren över kistleri veya rahim urlarıdır.

Bazen kadınların yumurtalık rezervi azalır. Bu kadınlarda hormon testi ve ultrasonografi yaptırmak gebelik sürecini erteleme açısından bilgi verirken belirleyici olur.

Sıklığı üreme çağındaki kadınlarda yüzde 5 ile 30 arasında değişen endometriozis (çikolata kisti) hastalığı ise ağrılı adetler, sürekli pelvik ağrı ve varsa ilişki sırasında ağrı ile seyreder. Yumurtalık rezervini azaltan ve tüplerde tahribat yapan yıkıcı bir hastalıktır. İleri evre olanların belirlenmesi gerekir ve bunlarda gebeliğin geciktirilmemesi önerilir.


EVLİLİK ÖNCESi KISIRLIK TESTLERİ

Kadınlarda;
- Adetin ikinci veya üçüncü günü hormonal testler
- Antenatal dönemde yapılması gerekli tiroid fonksiyon testleri
- Hepatit B, hepatit C, Toksoplazma, Kızamıkçık gibi serolojik testler
- Genel kan biyokimyasal analizleri


Erkeklerde;
- Ürolojik muayenenin ardından 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası spermiogram.



Yapılması Gereken Testler

Test   Hastalık

HBsAg   Hepatit B
Anti HCV   Hepatit C
Anti HIV   AIDS
Kan Grubu Tayini   RH Uyuşmazlığı
VDRL   Frengi
Talasemi Testi   Talasemi Hastalığı ve Taşıyıcılığı


alıntı
5  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Düğün Temaları : 19 Kasım 2015, 23:49:50
Kış harikaları diyarı

Eğer her zaman beyaz bir düğünün hayalini kurduysanız, bu tam da size göre! Beyaz mobilyalar, beyaz süs ışıkları, üzerinde kırmızı kış meyveleri olan beyaz güller kullanarak ortamı harikalar diyarına çevirebilirsiniz. Kar tanelerini ise davetiyelerde, dekorasyonlarda ve diğer pek çok yerde kullanarak kış temanızı pekiştirebilirsiniz. Pastayı da tabii ki beyaz, kar taneli ve simli seçmeniz gerekiyor. Bu her ne kadar yaz düğünleri için çok uygun gözükmese de, sonbahar ve kış aylarında evlenenler için uygun olabilir.

Ortaçağ teması

Ortaçağ temalı düğünler sanıldığından çok daha popülerler. Ortaçağ kraliyet düğünlerinden ilham alan bu temada misafirlere parşömen kağıdı şeklinde yollanan davetiyeler, uzun kocaman bir ortak masa, gobletler, çağın tercihi yemekler ve şato şeklinde pasta kullanılıyor. Gelin ve damat ise döneme göre gelinlik ve damatlık seçerek ortama uyum sağlıyorlar.

Kumsal eğlencesi

Eğer siz de kendini en çok sahilde ve plajda mutlu hissedenlerdenseniz ya da denizin ilişkiniz için özel bir anlamı varsa, bu fikre bayılacaksınız. Davetiyelerinizde deniz temasını kullanın, mesela cam şişe içinde kıvrılmış kağıtlar ya da kartpostal şeklinde davetiyeler kullanabilirsiniz. Masalarınızı da deniz temasıyla süsleyebilir ve düğünü sahilde yapabilirsiniz.

Arap geceleri

Arapların otantik ve büyüleyici atmosferini düğününüze taşıyın. Süslemelerde cesur renkler, dikkat çekici detaylar kullanın. Çiçekleri canlı renklerde seçin ve peçeteliklerinizi altın renkli ve mücevherli peçeteliklere geçirin. Etrafa lambalar asın ve içlerine mumlar yerleştirin. mekanın otantik yanı herkesi cezbedecek!

Japon düğünü

Öncelikle, her şeyi renkli ve desenli seçmeniz gerekiyor. Misafirlere kimonolar dağıtabilir ve dekorasyonda cesur çiçek buketleri tercih edebilirsiniz. Yemek olarak sushi ve noodle servis edebilir ve serviste çatal bıçak yerine yemek çubukları kullanabilirsiniz.

Unutmayın, tema ne olursa olsun, bu gece hayatınızda yaşayacağınız en özel gecelerden biri. Bunun keyfini çıkarın!

alıntı
6  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Evlilik Yemini Hazırlamak : 19 Kasım 2015, 23:48:25
Gerçekten, kendi sözlerini yazmak isteyenler için bazı yardımcı kitaplar var. Her kim yazdıysa, bu kitaplar sizlere güzel ve etkili bir konuşma yapabilmeniz için yardım edecektir. Bu konuşmayı yapmak zorunda olanların yararına, bir kaç kısa ipucu:

Konuşmanızı ezberleyin, olmuyorsa okuyun

Sadece bir kaçımız hafızamıza güveniriz. Alternatif olarak kendinizi çok iyi ifade edeceğiniz bir konuşma hazırladıktan sonra bunu küçük kağıtlara kısa hatırlatıcı notlar halinde yazabilirsiniz. Bu sayede kelimesi kelimesine okuyormuş gibi görünmeyeceksiniz. Eğer okumaya karar verseniz bile, emin olun buna kimse aldırmayacaktır.

Prova

Kararınız ne olursa olsun, tekrar tekrar prova yapın, ta ki bıkana kadar. Bu çabaların sonucunu mutlaka alacaksınız.

Sakin olun

Konuşmaları en çok enkaza çeviren, konuşmacının gergin olmasına bağlı olarak çok hızlı konuşmasıdır. Böyle durumlarda konuşmacı, söylediklerinin iyice anlaşılmasını ve duymak istediği kahkahaları duymayı beklemez. Dinleyiciler onun ne dediğini anlamaya çalışırken, gülmeye zaman bulamazlar. Peki, konuşmacı ne yapar? Panikle, uzun zamandır hazırlandığı o konuşmayı daha da çok mahveder. Sonuç- felaket! Hatta tecrübeli konuşmacılar bile bu hız yüzünden zor duruma düşebilir. Hıza teslim olmayın ve sakin, anlaşılır şekilde konuşmaya özen gösterin.

Beden dili

Konuşmanın etkili olmasını sağlayacak belki de en önemli şey beden dilini kullanma biçiminizdir. Dik ve kendinden emin durun. Okuyor olsanız bile, arada başınızı kaldırın ve sizi dinleyenlere bakın. Göz teması, onlarla konuşuyormuş hissi vererek arada duraklamanızı da sağlayacaktır.

Kahkaha

Eğer dinleyenlerin gülmelerini bekliyorsanız, biraz sabırlı olun. Hala kimse gülmediyse, onlara o anda aslında söylediklerinize gülmeleri gerektiğini söyleyin ve güldürene kadar vazgeçmeyin. Bu davranışınız zaten onları güldürecektir. Onların kahkahası bitene kadar bekleyin, konuşmaya devam etmeyin. Konuşma gününden önce biraz komedyenleri izleyip, tüyolar alabilirsiniz.

İçecek

Konuşmaya başlamadan önce fazla içmeyin. Siz yardımcı olabileceğini düşünebilirsiniz ama dinleyiciler maalesef böyle düşünmeyeceklerdir.

Kesintiler

Aralara başkalarının konuşmanıza katılması, olaya daha da eğlence katacak ve size düşünme süresi sağlayacaktır. Eğer bu şekilde konuşmanız bölünüyorsa, hiç üzülmeyin, dinleyiciler, o konuşmanın onları ne kadar güldürdüğünü hatırlar. O sözlerin aslında kime ait olduğunu hatırlamazlar.

Hatırlanması gereken iki önemli nokta:

1.Dinleyicilerin bütün dikkati o sırada üzerinizde olacak, onların bu konuşmadan keyif alması için elinizden geleni yapın. Unutmayın ki o gecenin starı sizsizniz.

2. Eğer beklenmedik bir kahkaha koptuysa, panik yapmayın ve etrafınızda ve var ne yok kontrol edin.

Bu temel kurallar, size unutulmaz bir konuşma yapmanızda yardımcı olacaktır. Eğer ki bir de emek harcanarak yazılmış ve prova edilmiş bir yazıyla başlayacaksanız, gerçek bir başarı kaçınılmaz olacaktır.

alıntı
7  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Duygularda Ve Onurda Eşitlikler Evliliği : 19 Kasım 2015, 23:47:14
DUYGULARDA VE ONURDA EŞİTLİKLER EVLİLİĞİ

Telefonda hemen hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell'in sevgilisiydi.
Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad "Alo" idi.

Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell'i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı.

Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell'i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açıyor ve artık herkes "Alo" diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell'in anısına saygı olarak "Alo" demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı "Alo" sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.

Evlilik sevgili gibi olmakla başlayan ama karı koca olmakla devam eden bir süreçtir. Hepimiz bu sürecin bir ömür boyu olması dilekleriyle başlarız evlilik hayatımıza. Önceleri sevgili gibi olmak isteriz hep. Çünkü evlenmeden önce çılgınca duygularımızı istediğimiz şekilde yaşadığımızı sanmış ve bunun evlilikle devam edeceği beklentisine girmişizdir. İnsanlar ‘günlerin altına den-den çekerek’ yaşadıkları tekdüze hayat esnasında sormaya vakit bulamadıkları ciddi sorgulamaları, böylesi dramatik dönemlerden sonra daha çok yaparlar ve tüm hayatlarını olduğu gibi evliliklerini de böyle kriz dönemlerinde daha bir kökten sorgularlar.

Evlilikte sevgili olmadığı gibi, bahçıvan yada heykeltıraş da olmamalı insan. Evli çiftler bu noktada, bir kadın ve bir erkek olmaktan, bir anne ve baba olma noktasına ulaşabilirlerse, bu krizi atlatabilir. Sevgili olmanın, birbirinin cinsel partneri olmanın ve birbirinin karısı ve kocası olmanın yapılanmasını gerçekleştirebilmiş çiftler, çok rahat bir şekilde anne-baba rolünde üstlenebilirler.

İnsanlar hangi tür olursa olsun bir ilişkiye girerken kabullenilmek ve onaylanmak isterler. “Çiftler evlenirken ailelerinden valizlerini alıp gelirler. O valizlerde kendi hayatlarıyla ilgili hayalleri, geçmişlerinden, ailelerinden aldıkları doyumlar, doyumsuzluklar, arzular, istekler, geleceğe yönelik umut ve umutsuzluklar, bu güne dâhil ilişki beklentileri bulunur. Eğer çiftler o valizleri boşaltıp kendi çekirdek ailelerine ait yeni bir valiz oluşturabilirlerse yola çok kolay devam ederler.

Eğer sizde eşinizle aranızda ki ilişkinin kalitesinde bozulma, hoşnutsuzluk ve mutsuzluk, birbirinize karşı olan duygu, düşünce, davranış ve iletişiminizde aksaklıklar hissetmeye başladıysanız, son yıllarda yükselen bir trend olan bireyselleşme bayrağını çekmeye başlamışsınız demektir. Ancak bireyselleşme kritik bir nokta. Çünkü çok fazla bireyselleşmek, aynı evde yaşamayı ve bir hayatı paylaşmayı güçleştiriyor. Ve eğer bu temel sorunları fark edemezseniz, evliliğinizin ilk yıllarındaki karakter çatışması bir ömür sürebiliyor."

Evlilik, sadece iki kişinin ilişkisi olmaktan daha fazla bir şeydir. Dolayısıyla kabul talebi daha bir bütünlük halinde olur. Burada yanılmayın. Kabul, mutlak beğenmeyi içermez. Siz kocanızı ya da karınızı, onun köken özelliklerini beğenmeyebilirsiniz; ama onaylamak başka bir şeydir. Beğenmediğiniz bir şeyi de onaylayabilirsiniz. Bunu gerektiren bir durumdur evlilik.”

Kolayca anlayacağınız gibi aslında evlilik, içinde duygusal isteklerin de bulunduğu bir tür kontrat. Bu kontrat içindeki maddelerin bir kısmı açıkça söyleniliyor, konuşuluyor. Bir kısmı biliniyor, ama konuşulmuyor. Karşı tarafta biliyor sizin bu isteğinizi; ama bu çok sözel olarak dile getirilmemiş oluyor. Bir kısmını biz kendimize saklıyoruz, bunu karşımızdaki de bilmiyor. Ama bir kısmını bizim bile bilmediğimiz bilinçaltı isteklerimiz var. İşte bu kontrat karşılıklı olarak ne kadar karşılanırsa, çiftler o kadar evlenmiş oluyorlar.

Evli çiftlerin en temel sorunlarını, aynı tarafta olduklarını fark edememelerinden kaynaklanır. “Evlilik aynı tarafa olmaktır. Aslında karşınızdakinin kalesine gol attığınızı sandığınızda kendi kalenize de gol attığınız bir ilişkidir evlilik. Aslında kimse kimseye bir şey yapmaz, ne yapılıyorsa o arada canlı ve yaşayan bir varlık olan ilişkiye yapılır. İki kişi bunu fark ettikleri zaman ilişkilerini karşılarına oturup kendileri de aynı tarafa geçtikleri zaman çok önemli bir yol kat ediyorlar.” Siz “önce o yapsın sonra ben yaparım’ diyorsanız, ilişkideki iktidarınızı kaybetmişseniz ve tüm seçenekleri başkasının eline vermişsiniz demektir.

Peki bir birini seven bir çift, nasıl evlenir? Birbirinizle iletişim kurun; sessiz saatlerde kumsalda yürüyün; akşamları karşılıklı oturun, biriniz sussun, öbürünüz konuşsun gibi gerçekten uzak önerilerle bunu sağlamak çok zor.

Bana göre, “ insanlar bir sebeple konuşmazlar”: “Bunun nedenini bilmek gerek. Çünkü şikâyet olarak ortaya çıkan şeyler çoğu kez altta yatan nedenler değil, onların sonuçlarıdır. Aysbergin üstüdür. İnsan canlısı; tutulmak, kollanmak, onaylanmak, beğenilmek, sevilmek ve iyi hissettirilmek arzularıyla doludur. Bunların karşılıklı olarak doyurulup doyurulmadığı ilişkinin kaderini belirler.”

Eşlerin başlangıçtaki beklentileri ile sonraki beklentileri arasında farklılıkların olması olağandır. Önemli olan bu beklentilerin gerçekci olması ve eşlerin birbirlerini olduğu gibi kabul etmeleri, karşı tarafı beklentilerini karşılayamıyor diye suçlamamasıdır. Eşler birbirlerinden, şartları düşünmeden beklentilerde bulunur ve bu beklentilerinin karşılanmasını isterlerse çatışmalar başlamaktadıraslında evlilik sorunlarının en önemli sebeplerinden birinin eşlerin kendi çocukluklarından, kendi anne-babalarının evliliğinden miras getirdikleri problemler olduğudur. Kendi çocukluğunda iyi bir evlilik ilişkisi, sağlıklı bir aile ortamı görmemiş kişilerin bir yandan bu yaşantılara bağlı olarak kişilik problemlerinin olması yüzünden, bir yandan da bilinçaltında evliliğe dair yerleşmiş önyargılarının etkisini aşamamışlar ise sağlıklı bir evlilik kurmaları çok zordur maalesef.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki kendisinden kaçmayı gerektirecek kadar büyük hiç bir sorun yoktur.

Son dönemlerde aile içi problemlerle ilgili görüşmelerim daha bir arttı… En çok şikâyet edilen konu ise eşlerin birbirleri ile görüşmemeleri, küsmeleri ve iletişim kurmamaları…
Eşler arasında belli bir konuda gerilim doruğa çıktığında ve ipler gerildiğinde “Bu böyle gitmez, ayrılırım daha iyi” fikri o anki problemi hasıraltına atar sadece. Gerilim azalır, ama problem olduğu gibi kalır. Bir süre sonra gerginlik soğuyup ortalık durulduğunda da her şey ‘eski tas, eski hamam’ olur tabii. Sonra film yeni baştan oynar.
8  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Kış Düğünleri Için 25 Yaratıcı Fikir : 19 Kasım 2015, 23:45:32
Alışmışız düğünlerin ilkbahar ve yaz aylarında yapılmasına. O düğünlerde gördüğümüz canlı renkler ve deniz teması gibi birçok süslemeyi de içimiz giderek inceliyoruz. Ancak eğer sizin planınız bir kış gelini olmaksa biraz daha farklı süslemeler kullanabilirsiniz.
Kış düğünü planlayanlar için bazı ufak ipuçlarını şöyle sıralayabiliriz:


Tekstil ürünü süslemelerde beyaz veya mavi tonlarını kullanabilirsiniz.
Beyaz çiçekler veya kırmızı güller çiçek tercihleriniz arasında olabilir.
Süsleme detaylarında ise gümüş rengini kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Özellikle simli süslemeler daha şık duracaktır.
Kış mevsimini temsil eden kar tanesi motifini davetiyeden süslemeye kadar her detayda kullanabilirsiniz.
Ayakkabı, saç aksesuarı ve salon süslemesi gibi her detayda kristal taşları tercih edebilirsiniz.
Alışılmışın dışına çıkmak için kozalak ve nar da süsleme malzemeleriniz arasında olabilir.
9  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Düğün Için Ilham Verici 8 Öneri : 19 Kasım 2015, 23:39:16
Düğün öncesi ilgilenilmesi gereken öyle çok detay vardır ki insan kimi vakit düşünmekten yorulur. Etraf yaratıcı fikirlerle doluyken siz sırf düşünmekten kurtulmak uğruna her şeye razı olacak bir noktaya gelebilirsiniz. İşte bu yüzden, yani hem sizi düşünmekten kurtarmak hem de düğünüzü benzersiz kılmak uğruna birkaç tane ilham verici öneriyi bir araya topladık,

Klasik gelinler ne yapar? Düğün mekanına gelin arabasıyla gelmenin haricinde bir fikri akıllarından dahi geçirmezler. Peki siz klasik bir gelin misiniz? Cevabınız hayırsa size önerebileceğimiz bir görüş olabilir!Az önceki sorumuza “klasik gelinlerden değilim” cevabını verdiyseniz, gelinliğinizin de o kadar klasik olmayacağından eminiz. O halde bisiklet kullanmanıza ne engel olabilir?Oldukça eğlenceli bir ulaşım aracı olan bisikletle düğün yapacağınız yere geldiğinizi düşünün; herkesin suratında büsbüyük bir gülümseme bırakacağınıza emin olabilirsiniz.

Damat kravat mı takacak papyon mu? Eğer tercihi kravattan yana olacaksa arkasına isminizin baş harflerini ve evleneceğiniz günün tarihini işleyerek onu değişik laştırabilirsiniz. böylelikle o güne dair hiç eskimeyecek bir hatıra yaratmış olabilirsiniz.

Gelin pastalarındaki yaratıcılık dağları aştı! Meyveli, çikolatalı pastane pastaları artık çok gerilerde kaldı. Renk renk cupcake’ler, tek kişilik pastalar, düğün pastalarındaki yeni akımlardan…Bizim size önerimiz ise bugüne kadar kimsede rastlamadığınız bir düğün pastası…. değişik renklerdeki keklerle yapılmış pastanızla misafirlerinizin yıllarca pastanız hakkında konuşmasını sağlayabilirsiniz

Gelin ve damadın başından aşağı bir şeyler atılması geleneklerimizde var. Şimdilerde konfeti olarak kağıt parçaları tercih edilse de, yıllar öncesinde gelin ve damadın başından pirinç ya da tüle sarılmış bozuk paralar atılırdı.Peki siz kendi konfetinizi yaratmak istemez misiniz? Örneğin güzel kokulu, kurumuş lavantalar kusursuz bir tercih olabilir.

Gelin manikürüne dair fikirlerimizi, “Düğün gününde ne renk oje sürülmeli” haberimizde sizlerle paylaşmıştık. azıcık daha yaratıcı olmak isteyenler uğruna şimdi yepyeni bir önerimiz olacak. French manikürün üstüne uygulayabileceğiniz mini alyansla herkesin dikkatini tırnaklarınıza çekeceğinizden eminiz!

Hiç bu kadar hakikat bir aile ağacı görmüş müydünüz? Düğününüze katılacak bütün akrabalarınızı hem duygusallaştıracak hem de mesut edecek bir sürprize ne dersiniz?Ailenizdeki bireylerin fotoğraflarıyla hakikat bir ağacı süsleyerek benzersiz bir düğün konsepti yaratabilirsiniz.

Nikah şekeri mi dediniz? Artık klasik şekerler, süsler ya da lavantalar sizce de çok eskimedi mi? Misafirlerinize armağan edecek değişik bir hediyerek arayışındaysanız, tadı hiçbir şeyde bulunmayan anne kurabiyesi bizce çok değişik bir tercih olabilir.
 
10  .:: Kadınca ::. / Evlilik Hazırlıkları. / Küçük Düğün Yapmanın Avantajları : 19 Kasım 2015, 23:36:09
Ufak ve samimi bir düğün isteyenlere öneriler...

Küçük düğün yapmanın avantajları

Tanıdığınız herkesin olduğu ve rüyaları süsleyen kocaman bir düğün yapmak mükemmel gözükebilir ancak bu güzel hayalin ardında birçok sıkıntıda yatmakta… Küçük düğünler, gösterişsiz ve basitmiş gibi gelebilir ancak 100-150 kişilik bir düğün organize etmek, abartılı bir düğünden daha rahat ve stressiz olacaktır. İşte küçük bir düğün yapmanın avantajları.

Bütçe Rahatlığı

Ne kadar çok o kadar pahalı… Düğün dediğinizde bu söz tamamen doğru! Kişi sayısı arttıkça, mekan, masa, yemek, süsleme ve daha birçok detayın fiyatı da artıyor. Abartmadan sadece samimi bir çevreyle yapacağınız düğün sizi gereksiz masraflardan kurtaracaktır. Düğünden artan kalan parayla evinizi veya balayınızı istediğiniz gibi yapabilirsiniz.

Yer İmkanı

Kişi sayısı az olunca düğün yapabileceğiniz mekan seçenekleri de artıyor. 500 ve daha fazla insanı sığdırabileceğiniz mekan seçenekleri sınırlı sayıda ancak 100- 150 kişilik bir düğünü hemen hemen istediğiniz her mekanda yapabilirsiniz.

Oturma Planı

500 kişiye oturma planı yapmanın zorluğunu düşünebiliyor musunuz? Bekarlar masası, ön tarafta olması gerekenler, aynı masada oturmaması gerekenler derken tamamen bir kabusa dönüşebilir. 150 kişilikli bir düğünde ise herkes gelin ve damadı rahat görebilecekleri, dans pistine yakın yerde oturabilir. Aynı zamanda farklı masa şekilleri de yapabilirsiniz. Yuvarlak 10 kişilikli masalar yerine ince uzun masalarda sizin için uygun olacaktır.

Daha şık bir düğün

Düğünler, gelecek kişi sayısına göre hesaplanır. Az davetlinin olduğu bir düğün sizi oldukça uygun bir fiyata gelebilir. Böylelikle bütçenizde arda kalan parayı dekorasyona veya düğün sonrası gençler için yapılacak partiye ayırabilirsiniz.

Kolay Organizasyon

Bir düğün organize etmek başlı başına bir olaydır. Düğün ne kadar büyük olursa, organizasyon o kadar zorlaşır. Davetiye, nikah şekeri sayısı, davetlileri karşılamak, yemekler derken kalabalık bir düğünde, en önemli gününüzün tadını çıkartamazsınız.

Samimi Ortam

Hiç tanımadığınız akrabalar veya iş arkadaşları yerine tanıdığınız ve sevdiğiniz insanlarla paylaştığınız bu önemli gün sizin için daha güzel ve unutulmaz olacaktır. Unutmayın, en mutlu gününüzü, sizi iyi tanıyan ve sizinle birlikte mutlu olan insanlarla paylaşmak daha değerli.

Stressiz

Bütçe, oturma planı, davetiyeler derken düğün gününüze kadar heyecanlı olduğu kadar stresli günlerde yaşayabilirsiniz. Düğün büyüdükçe bu streste büyür. Bu yüzden küçük düğünlerin detayları daha azdır ve organize etmek daha kolaydır.
 
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 41