Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 118
1  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Bebek Soğuk Algınlığında Risk Faktörleri : 22 Eylül 2013, 20:09:27
Birkaç faktör bebeklerde soğuk algınlığı riskini arttırır. Bunlar:

• Olgunlaşmamış bağışıklık sistemi: Bebeklerdeki bağışıklık sistemi virüslerle yeni karşılaştığı için haliyle etkilenecektir. Bu nedenle soğuk algınlığı riskleri fazladır.

• Diğer çocuklarla temas: Bebekler diğer çocuklarla çokça zaman geçirme eğilimdedirler. Çocukların el yıkama, hapşırma ve öksürme konusunda dikkatli olmadıkları göz önüne alınınca, virüs kapma riskleri yüksektir. Evde okul çağındaki kardeşlerinin olması riski daha da arttırır.

• Mevsim: Çocuk ve yetişkinler sonbahar ve kış aylarında soğuk algınlığına daha duyarlıdır. Çocuklar vakitlerinin çoğunu okulda geçirir ve birçok kişi ile temas halindedirler. Ayrıca iç mekanlarda mikropların yayılması daha kolaydır.

KOMPLİKASYONLAR

• Akut kulak iltihabı (otitis media): Soğuk algınlığının en sık görülen komplikasyonlarından biri kulak enfeksiyonudur. Bakteri veya virüslerin kulak zarının arkasındaki boşluktan sızması kulak enfeksiyonlarına yol açabilir.

• Hırıltılı solunum: Çocuğunuzda astım olmazsa bile soğuk algınlığı hırıltılı solunumu tetikleyebilir. Astım olması durumunda şikayetler daha fazla olur.

• Sinüzit: Giderilmeyen soğuk algınlığı sinüsler içinde bir ikincil enfeksiyona neden olabilir (sinüzit).

• Diğer ikincil enfeksiyonlar: Streptokok farenjit, zatürre, bronşiyolit ve krup enfeksiyonlar da görülebilir. Bu enfeksiyonların da bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve gerekli tedaviye başlanması gerekir.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Ne yazık ki soğuk algınlığı için etkili bir tedavi yoktur. Antibiyotikler soğuk algınlığı virüslerine karşı çalışmaz. Bebeğin burnundaki sıvıyı temizleyerek ve soluduğu havayı nemli tutarak rahatlama sağlayabilirsiniz. Bebek 3 aylıktan daha küçük ise doktora erken gösterilmesi lazım.

• Bebeklerde reçetesiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. Yüksek ateş bebeği çok rahatsız ediyorsa, ateş düşürücü ilaçlar talimatlarına uygun olarak verilebilir. Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları ise bebek ve küçük çocuklar için güvenli değildir.

• Asetaminofen gibi ağrı kesiciler ateş ile ilişkili rahatsızlıkları gidermek için yardımcı olabilir.

• Bebeğiniz 6 aylıktan büyük olduğu sürece İbuprofen etken maddeli ilaçlar kullanılabilir.

• Bebek sürekli olarak susuz ise veya kusuyorsa bu ilaçları vermeyin.

• Aspirinin 2 yaşından büyük çocuklarda kullanımı onaylanmış olmasına rağmen, suçiçeği veya grip benzeri şikayetlerden kurtulmak için alınmamalıdır. Bunun nedeni ise, Aspirinin çocuklarda Reye sendromu adında nadir görülen fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durumla ilişkili bulunmuş olmasıdır. Birçok viral hastalık ilk başlarda birbirine benzediğinden, çocuklarda aspirin kullanımını önlemek en iyisidir.

• Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının 2 yaşından küçük çocuklara verilmemesi önerilmektedir. Çünkü reçetesiz satılan bu ilaçlar öksürük ve soğuk algınlığının altında yatan nedene yönelik bir etkisi olmamaktadır ve iyileşmeyi de hızlandırmamaktadır. Ayrıca bu ilaçların kalp hızı ve kasılmaları üzerinde de potansiyel yan etkileri bulunmaktadır.
2  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Okul Kıyafetlerine Dikkat : 22 Eylül 2013, 20:08:49
Okul Kıyafetlerine Dikkat
Kılık-Kıyafet Yönetmeliği'ndeki değişikliklerin ardından uzmanlar, velilerin oylamayla seçeceği okul kıyafetinin kumaş seçimi konusunda uyardı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci kılık ve kıyafetleri konusunda ilgili mevzuatın uygulanmasında okullarda birlik ve beraberliğin sağlanabilmesi için yayınlanan genelgenin ardından kıyafetleri veliler seçecek. Uzmanlar, özellikle kıyafetlerin kumaş seçimi konusunda uyardı.

9 Eylül'de okulöncesi ve 1'inci Sınıf öğrencilerin okula başlayacak olması nedeniyle bu hafta sonu velilerde alışverişe çıkacaklar. Yoğun alışveriş dönemi öncesi uzmanlar, çocuklara okul kıyafeti alımında da kanserojen maddelere karşı dikkatli olunması gerektiğini işaret ederek, anne-babaları kıyafet seçiminde uyarıyor.

Eğitim-öğretim dönemi için okul kıyafeti almak isteyen velileri kumaş seçimi konusunda uyaran uzmanlar kıyafetleri insan sağlığı açısından önemine dikkat çekiyor. Türkiye, her yıl 17milyon öğrenci ders başı yapmadan önce okul kıyafeti almak için alışverişe çıkıyor. Okul kıyafeti alımında dikkatli olunması gerektiğini ifade eden uzmanlar, iç piyasada satılan bazı tekstil ürünlerinin üretiminde kullanılan boya ve kimyasalların çocuklarının sağlığını etkilediğini belirtiyor.


Bazı kumaşlarda kullanılan kanserojen etkili azo boyar maddeler, alerjik kumaş boyaları ve kumaşın terbiyesi ya da son işlem sırasında kullanılan ağır metal içerebiliyor. Gömlek ve tişörtlerden terleme yoluyla insan vücuduna geçen söz konusu boyalar, insan DNA'sı üzerinde etkili olarak, kanseri tetikliyor.

Çocuğunuzu okula kanserojeniz eşyalarla gönderin

İnspire okul kıyafetlerini üreten Feta Tekstil Şirket Yöneticisi Cemal Bulut, çocukların hastalıklardan korunması için teri çeken yün ve pamuk ağırlıklı giysilerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Polyester, naylon, akrilik gibi ipliklerle dokunmuş kumaşların, teri iyi çekmediği için gribal enfeksiyonlara zemin hazırlayacağını belirten Bulut, kıyafet seçiminde öğrencileri, terlediklerinde terlerini çekebilecek nitelikteki kumaşlardan üretilmiş olanların tercih edilmesi gerektiğini kaydediyor.


Okul üniformalarının sadece renk ayırımlarıyla belirlenmemesi gerektiğini, kumaş niteliklerinin de göz önünde bulundurulmasının faydalı olacağını ifade eden Cemal Bulut şöyle konuştu:"İnspire okul kıyafetleri markası olarak öğrenci sağlığı konusunda ciddi çalışmalar yapıyoruz. 2010 yılında başlattığımız farklılık projesi ile müşterilerimizden tam not aldık. Ürünlerimizde kendine özgü renk, model ve kumaşlar kullanıyoruz. Stilistler tarafından çizilen farklı modellerle okullara özel kıyafet üreterek her okula ayrıcalıklı bir görünüm sunuyoruz."

Dünya standartlarında her okula özel okul kıyafeti

İnspire, çocukların sağlığı için çok önemli olan kanserojen madde içermeyen ürünler için dünya standardı olan eko-TEX 100 belgesini üretimde kullanıyor. Ürünlerinde zararlı kimyasallar yani kanserojen içeren kimyasallar kullanmamakla, sağlıklı bir gelecek için katkıda bulunuyor. Veli ve okul idarecilerinin memnuniyeti Tüm Tüketiciler Derneği'nin2011 Altın Marka Tüketici Ödülü ile tescillendi.

2010 yılında başlattığı farklılık projesine başlayan İnspire, okulların kendine özgü renk, model ve kumaşlar kullanarak, stilistler tarafından çizilen ve modellerle başka bir okulda aynısı veya benzeri bulunmayan ürünler üreterek kurumsallığı öne çıkardı. Okul velileri istediği taktirde ve yıl içerisinde ihtiyacı olduğunda internet üzerinden inspire.com.tr adresinden siparişini verip adresine kargoyla göndererek bir ilki gerçekleştiriyor.
3  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Çocuk Ve Korku : 22 Eylül 2013, 20:08:02
• Çocuğunuzun kaygı ve korkularını görmezden gelip küçümsemeyin. Ayıplamayın, sert tepkiler göstermeyin.

"Ama bunda ne var? Korkacak bir şey yok" gibi tepkiler vermek yerine, "Korkunu anlayabiliyorum ve ben her zaman senin yanında olup seni koruyacağım" demeniz ona korkusuyla baş etmede daha çok yardımcı olabilir.

• Bu duygulara neden olabilecek durumları gözden geçirin. Kaynağını anlayıp da bunu çocuğunuzla ele aldığınızda onun bunları dolaylı olarak ifade etmesine gerek kalmayacaktır.

• Çocuklar çoğunlukla hissettiği korkuyu sadece kendisinin yaşadığını düşünebilir. Bu da başlı başına korkunun artmasına neden olabilir. Korkunun doğal ve başkaları tarafından da yaşanabileceğini söylemek, çocuğu rahatlatabilir.

Sizin de benzer yaşlarda benzer korkularınız olduysa ona bahsedebilirsiniz. Bunu bilmek, kendini yetersiz ve çaresiz hissetmesini engelleyecektir.

• Kaygı ve korkularından bahsedebilmesi için ona zaman ayırın ve dinleyin. Bazen sadece dinleniyor ve anlaşılıyor olmak çocuğunuza kendisini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir.

• Korktuğu şeylerin üzerine gitmeyin, çünkü bu onu daha da tedirgin edebilir. Onun korkusunu yenmesi için size, sağlam ve sakin duruşunuza, hazır oldukça yeni deneyimler kazanmaya ihtiyacı vardır.

• Oynadığı oyunlar çocuğunuzun iç dünyasını dile dökmesi için bir araç niteliğindedir. Onu etkileyen ve zihinsel olarak meşgul eden şeyleri anlamanıza yardımcı olacaktır.

• Korku ve kaygı bulaşıcı bir duygudur. Kendi kaygı ve korkularıyla baş edemeyen bir ebeveynin çocuğuna yardımcı olması çok zordur.Çocuklar anne-babalarının kaygı tutumlarını kendilerine model alır ve içselleştirir. Kendiniz bu gibi duygularla baş edemiyorsanız yardım alın.

• Çocuğunuzun kendine güvenmesi için sorumluluk almasına fırsat verin, başarılarını desteklerken hata yapmasına ona izin verin.

• Korku, çocuğun yeni durum ve duygularla başa çıkmasında önemli bir yer tutar. Yaşadıkları korkunun onların hayatını, uyum ve gelişimini engellemesi durumunda ancak problemden söz edilebilir.Eğer çocuğunuzun korkusu, onun günlük yaşama uyumunu engelliyorsa mutlaka bir uzman desteği alın.
4  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Ojenin Çocuğa Zararları : 22 Eylül 2013, 20:06:19
Kız çocuk anneleri kızlarını bir an önce süslemek için sabırsızlanırlar. Kız çocukları ile oynamak, onlarqa farklı renklerde elbiseler giydirmek, tokalar takmak anneleri için hep çok eğlencelidir.

Tüm bunların bebeğin sağlığını etkileyecek hiç bir yan etkisi bulunmamakta, üstelik oldukça da eğlenceli. Peki ya oje?


Bir çok anne için kızına oje sürme isteği de oldukça zor engellenir boyutta ve bunun yanında bir o kadar da çelişkili. Bir kısım ojenin çocuk için çok zararlı olduğunu savunurken, bir kısım anne de hemen her kıyafetine uygun oje sürmekten çekinmiyor.

Uzmanlar özellikle 6 aydan küçük bebekler için ojenin zararlı olabileceğinin altını çiziyor. Oje içeriğindeki maddelerin bebeklere zararlı olabilceği konusunda ısrarcı olan uzmanlar içeriğindeki 3 maddeye dikkat çekiyor.


Oje içeriğinde bulunan 3 zararlı madde!

Bu üç madde; "toksik trio" da denen bu üç tehlikeli madde: toluen, formaldehyde ve dibutyl phthalate.

Toluen; boya, plastik, gazolin, uçak ve ayakkabı yapıştırıcılarının imalatında kullanılıyor. Ojeyi sürerken etinize taşırdığınızda madde derideki gözenekler yoluya vücut sistemimize girdiğinde kan-beyin bariyerini geçerek, sinir ileticileri ile etkileşim içine giriyor.

Vertigo, felç, koma, kavrama yetisinde azalma, körlük gibi merkezi sinir sistemi semptomlarının başlamasına sebep oluyor. Ayrıca karaciğer, böbrek ve kas-iskelet sistemini de etkiliyor. Ayrıca hepatit, aşırı kansızlık, kemik oluşumunun önlenmesine de neden oluyor.

Formaldehyde; genellikle koruyucu olarak kullanılmaktadır. Madde deriyle ve tırnakla temas ettiğinde kontakt dermatit, kabartı ve kimyasal yanıklara neden olmakta. Az miktarına bile maruz kalınması halinde göz, deri ve solunum sistemi tahrişleri, fazlasına maruz kalındığı takdirde ise kalp ritmi düzensizliğine, akciğer şişkinliğine ve hatta ölüme yol açabiliyor.
Son olarak dibutyl phthalate; kokulara, plastiklere ve çözücülere (solvent) konulan yaygın bir maddedir. AB'de yasaklanmış durumda, ancak ABD'de kullanımı devam etmekte. Üreme ve sinir sistemlerinde zehirlenmeye, endokrin hormonlarının bozulmasına ve akciğerlerde tahrişe neden oluyor.

Son zamanlarda üretilen ojelerin bu üç maddeden arındırılmış olduğu söylense bile emin olmadan almamak, çocukşlarımıza sürmemek doğru olabilir.

Çocuğunuza oje sürmeden önce, gece boyunca parmağını emebilceğini de hesaba katmak gerekiyor.
5  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Beslenme Çantasında Neler Olmalı : 22 Eylül 2013, 19:58:15
Sağlıksız atıştırmalıklar, kızartma ve fast-food kültürü çocukları beslenme çantalarından ve evdeki sağlıklı atıştırmalardan uzaklaştırabiliyor. Çocukluk çağı obezitesindeki artışa dikkat çeken Diyetisyen Gizem Şeber, “Bir bilimsel araştırmada sağlıksız besinler kadar bu besinlerin sunuluş şeklinin ve markalarının da çocukları etkilediği ve çocukların bu besinlere daha fazla yöneldiği gözlenmiştir. Çocukluk çağı obezitesinin giderek yaygınlaştığı ülkemizde, çocukları dışarıdan beslenmeye yöneltmek yerine, hem lezzetli hem de sağlıklı atıştırmalıklar ve besinler tüketmelerinde etkin rol oynayabiliriz. Unutmamak gerekir ki, en sağlıklı besinler evde doğru koşullarda hazırlanmış olanlardır” diyor.

Şeber’in anne-babalara önerilerinden biri şöyle: “Çocuğunuzun dışarıdan kalori yüklü ve besin kalitesi yok denecek kadar az olan gıdalarla beslenmesini seyretmek yerine, evde bir sandviç hareketi başlatabilirsiniz. Değişik tat ve dokularda hazırlayacağınız sandviçler çocuğunuzun lezzetten ve sağlıktan aynı anda keyif almasını sağlar.”

Çocukların sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi için, her öğün, dört ana besin grubundan besinlerin menülerinde yer alması gerekiyor. Yani çocuklar her öğünde uygun miktarlarda et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, ekmek, pilav ve makarna gibi tahıl ürünleri, sebze-meyve tüketmeli. Diyetisyen Şeber, değişik alternatifli sandviçler ile çocuğun hem sağlıklı beslenmesini hem de tat duyusunun gelişmesini sağlamanın mümkün olduğunu söylüyor. Ayrıca karışık sandviçlerin ayran veya taze sıkılmış meyve suları ile tüketilmesi ise daha sağlıklı bir menü ortaya çıkarmanızı sağlayabilir.

ÇOCUĞUN NE YEDİĞİ VE NE KADAR YEDİĞİ ÖNEMLİ
Tüketim miktarlarının da en az besin çeşitliliği kadar önemli olduğunu belirten, Şeber şunları aktarıyor: “Çocuğunuzun besin ihtiyacını karşılayacak miktarlarda beslenmesi için sandviçleri uygun boyutlarda hazırlamaya çalışmalısınız. Diğer dikkat etmeniz gereken konu ise, besin güvenliğidir. Et, süt ve peynir gibi protein zengini ürünler sıcağa karşı duyarlıdır ve oda sıcaklığında çabuk bozulurlar. Ayrıca, pişirilmeden tüketilen bazı ürünlerden sebzelere mikroorganizma geçişi olabileceğinden ötürü, güvenilir kurumlardan alışveriş yapmaya, hazırlama aşamasında et ürünleri ve sebzeler için ayrı doğrama tahtası ve bıçak kullanmaya ve besinleri uygun koşullarda saklamaya dikkat etmelisiniz. Besin güvenliğini sağladıktan sonra, çocuğunuzla birlikte sandviçlerin tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca evden çıktığı gibi geri getirilen beslenme çantasının sinir bozucu görüntüsünden de kurtulabilirsiniz.”



ÖRNEK BESLENME ÇANTASI
Alternatif 1: 1 kutu süt + 1 adet peynirli tost.
Alternatif 2: 1 kutu ayran + 1 adet tavuklu sandviç.
Alternatif 3: 1 kutu meyve suyu + 1 adet ton balıklı sandviç.
Alternatif 4: 1 kutu süt + 1 dilim meyveli ev keki.
Alternatif 5: 1 kutu ayran + 1 dilim peynirli ev böreği.
Alternatif 6: 1 kutu meyve suyu + 1 adet yağsız peynirli veya sebzeli gözleme.
6  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Okuldan Önce Bağışıklığı Güçlendirin : 22 Eylül 2013, 19:57:25
Anne sütü ile beslenen çocukların bağışıklıklarının daha yüksek olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fazlı Yılmazer, okullar açılmadan önce çocukların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Yılmazer, “Çocukluk çağında geçirilen hastalıklar ve uygulanan aşılar bağışıklık sisteminin gelişimine katkıda bulunur. Bağışıklık sistemi zamanla geliştiği için enfeksiyon hastalıkları en sık çocukluk çağında görülür. Bağışıklık sistemi; kötü beslenme, olumsuz çevre şartları, uykusuzluk, aşırı yorgunluk ve stresle beraber zayıflar” açıklamasında bulundu.

Uzm. Dr. Fazlı Yılmazer’’in okul çağı çocuklarının bağışıklık sistemini güçlendirmek için önerileri şöyle:
• Doğumdan itibaren tüm aşılarını yaptırın.
• İlk altı ay sadece anne sütü verin.
• Düzenli ve dengeli beslenmesini sağlayın. Protein, karbonhidrat ve yağ içeriği dengeli ayrıca vitaminden zengin meyve ve sebze tüketimine dikkat edin.
• Ellerini düzenli ve sık yıkamasını sağlayın. El yıkamasının mümkün olmadığı durumlarda el dezenfektanı kullanın.
• Bol sıvı tüketmesini sağlayın.
• Sigara dumanından uzak tutun.
• Yeterli ve düzenli uyumasını sağlayın.
• Hasta kişi ve çocuklardan uzak tutun.
• Mecbur kalmadıkça kalabalık mekanlara sokmayın.
• Mevsimine uygun giydirin.
• Yaşına uygun ve düzenli spor yapmasını sağlayın.
7  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Çocukluk Döneminde Obezite : 22 Eylül 2013, 19:56:55
Obezite yetişkinleri olduğu gibi çocuklar ve ergenleri de etkileyen ciddi ve yaygın bir sorundur. Çocukluk obezitesi bir çocuğun boyuna göre normal kilosunun üzerine çıktığı zaman ortaya çıkar. Fazla kilolar çocuklarda tedirgin edici sorunlara yol açabilir. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi hastalıkların başlamasına ortam hazırlayarak ileriki yaşlarda da devam etmesine neden olur. Ayrıca benlik saygısında azalmaya ve depresyonda kötüleşmeye de yol açabilir.

Çocukluk obezitesini azaltmanın en iyi yollarından biri, tüm ailenin beslenme ve egzersiz alışkanlıklarında olumlu değişiklikler yapmaktır. Çoğunlukla çocukken aşırı kilolu olan kişiler büyüdüklerinde de yine kilolu olmaktadırlar. Bu yüzden çocukluk döneminde oluşacak obezitenin önlenmesi, ileriki yaşlarda da kişinin sağlığını korumaya yardımcı olacaktır.

BELİRTİLER

Fazla kilosu olan çocukların hepsi aşırı kilolu ya da obez değildir. Bazı çocukların vücut ölçüleri daha geniştir. Bu nedenle çocuğun normal gelişiminin çeşitli aşamalarında vücutta farklı miktarlarda yağ bulunur. Yani sadece çocuğun kilosuna bakarak obez olup olmadığı hakkında kesin bir şey söylenemez.

Fazla kilolarından endişe ettiğiniz çocuğunuzu göstereceğiniz doktor, gerekirse büyüme çizelgelerini ve diğer testleri kullanarak fazla kiloların sağlık sorunları için risk teşkil edip etmediğini öğrenmenize yardımcı olur.

Ne zaman doktora görünmeli
Çocuğunuzun fazla kiloları sizi kaygılandırıyorsa, çocuğu bir doktora göstermeniz önerilir. Çocuğun büyüme ve gelişmesi, bireysel geçmişi, ailedeki obezite öyküsü ve çocuğun ağırlık çizelgesindeki yeri gibi faktörler değerlendirilerek çocuğun kilosunun sağlıksız bir aralıkta olup olmadığı belirlenecektir.
NEDENLERİ

Çocukluk döneminde görülen obezite bazı genetik ve hormonal nedenlerle ilişkili olmasına rağmen, çoğunlukla çocukların çok fazla yemek yemesi ve çok az egzersiz yapması temel neden olmaktadır.

Hormonal bozukluklar ve genetik hastalıkların çocuklarda obeziteye neden olma oranı yanlış yaşam tarzı alışkanlıklarına göre çok daha düşüktür.

HANGİ ÇOCUKLAR RİSK ALTINDADIR?

Çocukların aşırı kiloya ulaşmasında etkili olan birçok risk faktörü vardır ve genellikle bunların birkaç tanesi kombine olarak etkili olmaktadır. Yaygın risk faktörleri şunlardır:

• Diyet: Düzenli olarak yüksek kalori içeren fast-food ve atıştırmalık yiyecekler ile kızartılmış besinlerin tüketilmesi çocukta kilo alınmasına neden olabilir. Şeker, şeker içeren tatlı ve alkolsüz içecekler de bir diğer kilo alma nedenidir. Sıralanan bu tür yiyecek ve içeceklerde şeker, yağ ve kalori oranları yüksektir.

• Yeterli miktarda egzersiz yapılmaması: Yeteri kadar egzersiz yapmayan çocuklarda alınan fazla kaloriler yakılmadığı için kilo yapma olasılığı daha yüksektir. Televizyon izleme ve bilgisayarda fazla vakit geçirme gibi teknolojik alışkanlıklar da soruna katkıda bulunmaktadır.

• Aile öyküsü: Çocuğun obez kişilerin olduğu, yüksek kalorili besinlerin tüketildiği ve yeterince fiziksel aktivite yapılmayan bir ailede bulunması aşırı kilolara ulaşmasına zemin hazırlar.

• Psikolojik faktörler: Bazı çocuklar sorunları ile başa çıkmak, stres gibi duyguları bastırmak ya da can sıkıntısını atlatmak için fazla yemek yerler. Aynı eğilim ebeveynlerde de görülebilir.
• Ailevi faktörler: Ebeveynlerin eve gelirken çerez, cips ve diğer yüksek kalorili hazır ürünlerden alması çocuğun kilo alınmasının bir diğer nedeni olabilir. Çocuğun yüksek kalorili gıdalardan uzak tutulması obeziteyi önlemeye katkı sağlayacaktır.

• Sosyoekonomik faktörler: Bozulma ihtimali az olan dondurulmuş besinler, kraker ve kurabiye gibi ürünler genellikle fazla miktarda tuz ve yağ içerir. Bu besinler ayrıca taze gıdalara göre daha ucuz olduğu için tercih edilmektedir ancak daha sağlıksızdır.

TESTLER VE TEŞHİS

Doktora götürülen çocuğun öncelikle vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplanır ve ulusal büyüme grafiğine göre hangi aralıkta yer aldığına bakılır. VKİ, çocuğunuz yaşına göre ve boyuna göre uygun kiloda olup olmadığı belirlenir.

Büyüme grafiği kullanılarak çocuğun aynı cinsiyet ve yaştaki diğer çocuklarla karşılaştırması yapılır ve bir yüzde belirlenir. Örneğin çocuğun VKİ yüzdesi 80 çıkarsa, çocuğun yüzde 80lik dilimde olduğu anlaşılır ve aynı yaş ve cinsiyetteki yüzde 80 kadar çocuğun bu çocuktan daha düşük VKİ değerine sahip olduğu anlamına gelir.

Büyüme eğrilerine göre kesim noktaları, fazla kilolu ve obez çocukların belirlenmesine yardımcı olur:

• VKİ’ nin yüzde 85 ile 94 arasında olması aşırı kilolu,
• VKİ’ nin yüzde 95 ve daha yüksek olması obezite varlığını gösterir.

Büyüme şekillerinin çocuklar arasında büyük farklılıklar göstermesi nedeniyle VKİ çocuğun kaslı olması, ortalamadan daha büyük yapılı olması gibi etkenleri dikkate almaz. Bu nedenle çocuk doktorunuz çocuğunuzun büyüme ve gelişme faktörlerini de dikkate alacaktır. Bu faktörlerin de dikkate alınmasıyla çocuğun kilosunun bir sağlık sorunu olup olmadığı daha kolay belirlenir.

VKİ ile büyüme ve kilo grafiğinin yanı sıra, aşağıdaki durumlar da değerlendirmeye katılır:

• Ailenin obezite ve obezite ile ilişkili diyabet gibi hastalıkları içeren öyküsü,
• Çocuğun beslenme alışkanlıkları
• Çocuğunuzun aktivite düzeyi
• Çocukta mevcut diğer sağlık koşulları gibi.

Kan testleri

Çocuğunuzun obez olduğunun tespit edilmesi halinde kan testleri istenebilir. İstenecek testler aşağıdakiler olabilir:

• Kolesterol testi
• Kan şekeri testi (açlık kan şekeri)
• Çocuğun kilo almasını etkileyebilecek hormon dengesizliklerini gösteren diğer kan testleri gibi.

Testlerin bazıları aç karnına olabileceği için, çocuğun kan tahlilinin sekiz saat öncesinden itibaren bir şey yiyip içmemesi istenebilir.
8  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Çocuklukta Obezite Nelere Yol Açar : 22 Eylül 2013, 19:55:57
Çocukluk dönemindeki obeziteye bağlı olarak fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan çeşitli komplikasyonlar yaşanabilir:

Fiziksel komplikasyonlar

• Tip 2 diyabet:

Çocuklarda görülen Tip 2 diyabet çocuğun vücudundaki şeker metabolizmasını olumsuz şekilde etkileyen kronik bir durumdur. Tip 2 diyabet oluşmasına kısmen kötü beslenme neden olur ve genellikle sağlıklı gıdalar tüketilerek ve egzersiz yapılarak geri çevrilebilir.

• Metabolik sendrom:

Metabolik sendromun kendisi bir hastalık değildir ancak birçok sorunun bir arada görülmesi çocukta kalp hastalığı, şeker hastalığı veya diğer sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Bu tür sorunların ortaya çıkmasına neden olan koşullara yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, yüksek kolesterol ve karın bölgesindeki aşırı yağlar örnek verilebilir.

• Yüksek kolesterol ve yüksek tansiyon:

Kötü beslenme çocukta yüksek tansiyon ya da yüksek kolesterol gelişmesine neden olabilir. Bu faktörler damar çeperlerinde plak oluşumun neden olur. Oluşan plaklara bağlı olarak damarlarda meydana gelen sertleşme ve tıkanmalar ileriki yaşlarda kalp krizi ve felç geçirilmesine neden olabilir.
• Astım ve diğer solunum problemleri:

Çocuğun vücudundaki aşırı kilolar, akciğer gelişimini olumsuz şekilde etkileyerek astım veya diğer solunum sorunlarına yol açabilir.

• Uyku bozuklukları:

Çocuğun uyuduğu esnada anormal şekilde horlaması ve nefesinin belli aralıklarla kesilmesi şeklinde belirti veren uyku apnesi ve diğer uyku sorunları da çocukluk dönemi obezitenin sebep olduğu komplikasyonlardan biridir. Bu yüzden çocuğunuz uyurken solunum problemleri yaşayıp yaşamadığına dikkat edin.

• Erken ergenlik veya adet görülmesi:

Obezite çocukta hormon dengesizlikleri yaratabilir. Meydana gelen dengesizlikler çocuğun ergenliğe beklenenden daha erken girmesine neden olabilir.

Sosyal ve duygusal komplikasyonlar

• Düşük benlik saygısı ve zorbalık:

Çocuklarda fazla kiloları nedeniyle benlik saygısında azalma ve depresyon yanabilir. Bunun sonucu olarak da kızgınlık ve diğer çocuklara karşı zorbalık ortaya çıkabilir.

• Davranış ve öğrenme sorunları:

Kilolu çocuklar normal kilolu çocuklara göre daha fazla kaygılı olmakta ve sosyal ortamlara girmekte daha çekingen davranmaktadırlar. Ayrıca okulda ve derslerde diğerlerine göre daha az aktiftirler. Fazla kilolar nedeniyle yaşanan stres ve kaygı bozukluğu haliyle öğrenmeyi de olumsuz etkilemektedir.

• Depresyon:

Düşük benlik saygısı bazı kilolu çocuklarda umutsuzluk ve ezici duygular oluşturabilir. Çocukların yaşamlarının düzene girmeyeceğini düşünmeleri umutlarını kaybetmelerine ve depresyona girmelerine neden olabilir. Depresif bir çocuk normal faaliyetlere karşı ilgisini kaybedebilir, normalden daha fazla uyuyabilir ya da çok ağlayabilir. Bazı depresif çocuklar ise üzüntülerini gizlemeyi tercih eder. Her iki şekilde de yaşanan depresyon en az yetişkinlerdeki kadar ciddidir. Çocuğunuzun depresyonda olduğunu düşünüyorsanız, onunla konuşmalı ve endişelerinizi doktoru ile paylaşmalısınız.
9  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Baley 3 Bebek Ve Küçük Çocuklar Için Gelişim Ölçeği : 22 Eylül 2013, 19:55:03
Bayley – III bebekler ile 1 aylık – 42 aylık çocukların gelişimsel işlevlerini değerlendiren bireysel olarak uygulanan bir araçtır. Temel amaçları gelişimsel geriliği olan çocukları belirlemek ve müdahale planlama için bilgi sağlamaktır.

Bayley – III bebek ve yeni yürümeye başlayan çocukların gelişimini beş alanda incelemektedir: Bilişsel, Dil, Motor, Sosyal-Duygusal ve Uyumsal. Bilişsel, Dil ve Motor alanların değerlendirmesi çocukla birlikte uygulanan maddeler kullanılarak, Sosyal-Duygusal ve Uyumsal alanların değerlendirmesi ise birinci düzey bakıcının bir ankete verdiği sorular kullanılarak yapılmaktadır

Bayley-III gelişimsel geriliği olan küçük çocukları belirlemek ve uygulamacıya müdahale planlama konusunda destek olmak için kullanılan bir değerlendirme aracıdır.

Bayley – III’ü uygulayarak, uygulayıcı çocuğu akranları ile karşılaştırmak üzere kullanılabilecek büyük miktarda nicel ve nitel bilgi elde edebilir.
10  .:: KadıncaForum Sağlık ::. / Çocuk Sağlığı / Çocuklarda Deri Döküntülerinin 11 Yaygın Nedeni : 22 Eylül 2013, 19:54:35
Güneş Kremi ve Deri Tahrişi
Güneş kremi büyük oranda koruma sağlar ancak çocuğunuzun cildi hassas ise bazı formüller sorunlara neden olabilir. Tahrişe neden olabilecek bir bileşen olan paraaminobenzoik (PABA) asit içermeyen ürünler tercih edin. 6 aylıktan büyük çocuklar için, güneş koruma faktörü 30 ya da üzerinde olan UVA ve UVB ışınlarını engelleyen - geniş spektrumlu bir güneş kremi kullanın. 6 aylıktan küçük çocuklar için doktorunuzun tavsiyesini alın.


Antibakteriyel Sabun Güvenliği
Antibakteriyel sıvı sabunlar teoride bazı riskler taşır. En yaygın bileşeni olan triclosan, hassas derisi olan çocuklarda tahriş edici olabilir. Gıda ve İlaç Birliği (FDA) büyüme ve gelişme üzerine etkisini gösteren çalışmalar nedeniyle bu kimyasalı yeniden incelemeye almıştır. Mikroplardan kurtulmak için düzenli su ve sabun kullanımı yeterlidir.


Losyonla İlgili Egzama Sorunları
Bebeğinizin cildini yumuşak tutmak için losyon kullanımı cazip olabilir, ancak nemlendiriciler, özellikle de zaten egzaması olan çocukların hassas ciltlerini tahriş edebilecek parfümler içerir. Paraben ve ftalat gibi bileşenlerin hormonel sorunlara neden olup olmayacağı konusunda da bazı sorular vardır. Kuru ciltler için hafif sabunlar kullanın, banyodan sonra cildi nazikçe okşayarak (silerek değil) kurulayın ve çocuğunuzun doktorundan losyon konusunda tavsiye alın.


Islak Mendil mi, Küçük Havlular mı?
Tek kullanımlık ıslak mendiller elbette işe yarar ancak deri irritasyonuna neden olan alkol ya da parfümler içerebilirler. Bazı mendiller alerjik kontakt dermatiti ? alerjiye neden olan madde ile temas sonucu döküntü ya da kurdeşen - tetikleyebilecek koruyucu maddeler de içerebilir. Bunun yerine küçük, ıslak havlular kullanın. Seyahat ederken, ıslak havluları yeniden kapatılabilir bir kilitli poşette koruyun.


Çamaşır Deterjanları ve Döküntüler
Bazı deterjanlardaki kimyasallar irritant kontakt dermatiti ? tahriş edici bir şeye dokunmaktan kaynaklanan döküntü ? tetikleyebilir. Bu, egzaması olan çocuklarda daha yaygındır. Bunu önlemeye yardımcı olmak için, ilave parfüm ve boya içermeyen hafif deterjanlardan kullanın. Ayrıca, deterjan artıklarının tam olarak çıkması için çocuğunuzun bütün kıyafetlerini, yatak takımlarını ve havlularını iki kez durulayın.


Şampuan ve Saç Kremi Hassasiyeti
Çocuğunuzun saçlarını yıkamadan önce şampuan etiketindeki içeriği kontrol edin. Şampuan ve saç kremlerindeki bazı parfümler ve kimyasallar hassas kafa derisine zarar verebilir. Araştırmalar ftalat, formaldehid ve 1,4 dioksanın sağlığa zararlı olabileceğini saptamıştır. Güvenlik için ilave parfüm, kimyasal ve genel bileşenleri en az olan doğal ürünlerden kullanın.


Yumuşatıcı Alternatifleri
Eğer çocuğunuzun hassas bir cildi varsa sıvı kumaş yumuşatıcılarından ve kurutma kağıtlarından kaçınmak isteyebilirsiniz. Bu ürünler cildi, gözleri, burnu ve boğazı tahriş edecek kimyasallar ve parfümler örneğin limonen ve benzil asetat içerebilir. Giysilerin yumuşak kalmasını sağlamak için durulama suyuna ½ fincan soyum bikarbonat (karbonat) ya da ½ fincan sirke eklemeyi deneyin.


Ev Temizlik Malzemeleri ve Sağlık
Nontoksik terimi düzenlenmemiştir, bu nedenle ev temizlik malzemelerinin içerik etiketini okuyun. Örneğin; bazı deterjanlarda ve dezenfektanlarda bulunan alkil fenol etoksilatlar (APE) hormon problemlerine yol açabilir. Amonyak solunum yollarını tahriş edebilir, deri yanıklarına neden olabilir ve yutulması halinde zehirlidir. İlave kimyasalları az olan temizlik malzemeleri tercih edin ya da temizliği karbonatlı su ya da sirke ile yapın.


Sabundaki Koruyucu Maddeler
Bazı sabunlar bebekler için etiketlenmiş ürünler bile deri, göz ve akciğer iritasyonuna neden olabilen bir koruyucu olan formaldehit içerebilir. Sabun egzamayı da ? deride iltihap ve iritasyon - tetikleyebilir. Egzama, özellikle de zaten alerji ya da astım hastası olan bebeklerde ve küçük çocuklarda çok yaygındır. Parfüm ve kimyasal içermeyen ürünleri tercih edin.


Böcek Spreyi ve Güneş Kremi
DEET içeren böcek kovucular ve güneş kremlerinden kaçının. Araştırmalar kimyasalların güneş kremi ile birleştirildiğinde deri tarafından daha hızlı emildiğini ve DEET?in güneş kreminin etkinliğini azaltabileceğini göstermiştir. Amerikan Pediatri Derneği çocuklarda %30?dan az DEET içeren böcek kovucuların kullanımını önermektedir. 2 aylıktan küçük bebeklerde böcek kovucuları kullanımı tavsiye edilmez.


Mekanlarda Pestisitler (Böcek İlaçları)
Bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar yerde çok fazla zaman geçirirler, kirletici maddeler zeminde ve halılarda birikerek çocuklarınızın ağzına girebilirler. Böcek ilaçları ve diğer toksinler ev tozları ile birlikte eve yayılabilir. Çocuklar bunlara dokunabilir ve ellerini ağızlarına götürdüklerinde bunları yutabilirler. Tüm ev yüzeylerini ? özellikle de zemini ? mutlaka güvenli temizleme ürünleri ile temizleyin.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 118