Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Kadın Eş Değil Eşit Değil  (Okunma Sayısı 1459 Defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi Konuyu İncelemekte.
Mavi_Kiyamet
Kraliçe
*
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6687



Üyelik Bilgileri
« : 17 Ekim 2013, 22:51:00 »

Başlık tırnak içine alınır mı? Söz sizin değilse, sahibine bu şekilde paketlenir. Okurken herkesin itileceği bu sözler; devletin kanalı TRT'de Ramazan münasebeti ile yaptığı ve büyük tepkiler çeken konuşmasında hamile kadınların sokakta gezmesini estetik bulmayan malum zata ait. TRT bu şahsın görüşlerini onaylıyor olmalı ki, yine programa çıkıp, bu kez; "Eş yoktur, eşitlik yoktur. Ben karımla, çocuğumla eşit değilim. Eşim değil, zevcem olur. Karı da kurumsallığı anlatmak için kullanılır" demiş ve eklemiş: "Çalışan kadın, 'ben kocama muhtaç değilim' deyip yuvasını dağıtıyor. Kocasına muhtaç değil ama elin adamının, patronunun hizmetinde olmayı haysiyetine uygun buluyor. Kocasının emrinde olmayı haysiyetine uygun bulmuyor."

 Kadınlara sürekli doğurmasının telkin edilişini, her nikah sonrasında evlenenlere "üç-beş çocuk yapın" sözü ile duymaya alıştık. Buradan çıkardığımız, kadın doğuracak ama karnı belli olduğunda evden çıkmayacak, ekonomik açıdan kadın özgür olunca eşini boşuyor, öyleyse kadın çalışmayacak. Yazarken bile saçma sapan bulduğum bu konuların Türkiye gündemini meşgul etmesi bir yana kadının haklar alanının günden güne boşlatıldığı gerçeğini vurgulaması adına önemli.

 Çalışan kadına hak tanıyor gibi, doğum izninin 24 aya çıkarılması çalışmaları kadın istihdamına sıcak bakmayan işvereni tamamen caydırıcı bir nitelik taşıyor.
 Daha dün biri otistik, diğeri zeka özürü evladı olan iki genç kadınla tanıştım, ikisi de eşleri tarafından çocuklarının özel durumu nedeniyle terk edilmekten ve çocuklarını büyütmenin güçlüğünden söz ettiler. Biri meslek sahibiydi, diğeri geçici bir iş bulmak zorunda kalmıştı, eşinin kendisini sürekli darp etmesine karşın evliliğini yürütmeye çalıştığını, ancak artık dayanacak gücünün kalmadığını ve ayrılmak zorunda kaldığını anlattı. Tek tek kadınlarımızı dinlesek ne çok öykü var. Bunlar hep o kafanın eş ve eşit görmemenin "zevcem, karım istediğimi yaparım" mantığının sonuçları değil mi? Eşleri tarafından terk edilen kadınlar gerçeğini görmezden mi geleceğiz? Birer çocukla tek başına kalmanın zorluklarını dinlediğim bu genç kadınlar her şeye rağmen dimdik durduklarını da söylediler. Kadının gücü bu; en güçsüz sanıldığı anda bile güçlü, bu güçten korkanlar kadını ikinci cins olarak görüyor ve kadını 'ötekileştiren' söz ve kurallar icat ediyorlar...

 Eşitliği biz kadınların bir talebi olarak gören bir anlayış Türkiye'yi ancak geri götürür. Atatürk eşitliği bir hak olarak gördü ve kadın erkek eşitsizliğinin giderilmesi için önlemleri alırken, kadını sosyal yaşamın dışına iten kafesleri, perdeleri, örtüleri, peçeleri kaldırdı. Şimdilerde hepsi çoğaltılıyor ve kadını evin içine çekecek yeni açılımlara gidiliyor.

 Cinsiyet ayrımcılığının son örneği Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun (KYK) aldığı karardır. Tüm Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de yürürlüğe giren uygulamaya göre Dokuz Eylül Üniversitesi ve Ege Üniversitesi'nde okuyan gençler bundan böyle kız ve erkek öğrenciler olarak ayrılıp, ayrı semtlerde konaklayacaklar. Erkek öğrenciler, Buca, Çiğli ve İnciraltı'ndaki yurtlara, kız öğrenciler ise Bornova ve Buca'daki yurtlara yerleştiriliyorlar. Toplumsal cinsiyet ayrımı ile mücadele eden bizler için tokat gibi bir karar. Fakat bu kez mağduriyet yalnız kız öğrencileri değil, erkek öğrencileri de içeriyor. Okullarına yürüyerek gitmek yerine, İnciraltı'ndan Bornova'ya, Bornova'dan İnciraltı'na trafikte saatler harcayarak gitmek zorunda kalacaklar. Ayrı binalarda kalıyor olmak yeterli değil, semtlerle ayırıyoruz genç kız ve erkekleri. Okulda bir araya gelişlerine de zaman içinde bir formül bulunur artık. Kız öğrencilere ve erkek öğrencilere ayrı dersler veririz. Ayrı kapılardan alırız okul içine ki birbirlerini görmesinler!..

 21. yüzyıl Türkiyesi'nden manzaralar bunlar. Fakat bazı manzaraları da artık sadece görüp geçmeyelim, fotoğraflayalım lütfen... Başı sımsıkı örtülü kızın, sımsıkı sarıldığı arkadaşı ile aynı araçta okula geldiğinin tanığıyım. Bir kız öğrenci, yine başı sıkı, arkadaşına "Bu akşam yemeği ben pişirmeyeceğim, sen pişireceksin... yoksa..." diye tehdidini toplu taşım aracında duymuş ve şaşkınlıkla bakakalmıştım. Neyle tehdit ettiğini yazamıyorum. Aynı evi paylaşıyorlardı... Bu öğrencileri nasıl ayıracakları şimdilik gündemde değil anlaşılan...

 Tek tek örnekleriniz sizlerin de vardır... Çoktur... Bu günler geçecek biliyoruz da, yazıktır... Gençlere bedel ödetiyoruz.
 Eğitimle düzelecek diyorduk ya!... O da zor... Neden mi? Derste 2023'te Hilafet'in geleceğini söyleyen öğrencim, bunu söylemekle yetinmeyip, benden, en azından bir günümü kendisini dinlemeye ayırmamı istediğinde, "Bana yazabilirsin, ancak bu konuşmanın yeri sınıf değil" demiştim. Yazmış!... Ben kadınım ya!.. Profesör de olsam hala eğitilmem gerekiyor!... Anlayacağınız benden ders almaya değil, bana ders vermeye gelmiş (ya da özel olarak görevlendirilmiş)...

Beyni yıkanmışların beyin yıkama işlevi gördükleri bir süreç... Hocasına yazdıklarının arasından bir cümle: "Oku! Yaradan rabbimin adıyla oku... Sakın ha okumam deme çünkü insan azgınlaşır. Kendini cehalet içinde yeterli gördüğü için..." Surelerden alıntılar var arasında yazıların... Beni eğitmek için Tanrı'yı araya koyuyor ve dini kullanıyor (Din siyaset tarafından kullanılır hale getirilince bu şekilde her yere bulaştırılır oluyor)... Sebebi ben hep 'akıl, bilgi, bilim' diyorum, bir de sanıyorum her söylediğime kendi ezberinden bakıyor. Çocuk yaştan bu yana kendisine ezberletilenlerin dışına çıkamadığı için onu suçlayamam, ancak benim kişisel alanıma girmesinin suç olduğunu ona zarar vermeden nasıl anlatabilirim? Hele ki birileri onu bana zarar vermesi için özellikle seçmişse? Ya da kendiliğinden böyle bir misyon edinmişse? Ne fark eder ki, bu bir gençlik hezeyanı değil sonuçta. Hilafet propagandasını derste yapma cesaretini gösterebiliyor. Bu cesareti de herhalde Atatürkçülerin Silivri zindanlarında olmasından alıyor olmalı, "Bugünün yargısı surelerle hocasına hilafet dersi vereni değil, Atatürk çizgisinde kalanı sorgular" diye düşünüyor olmalı.

Eşit değiliz ya!... Erkek üstün ya!... Biz sadece zevce ve karı olabiliriz ya!.. Türkiye'de kadınsanız ne olduğunuz hiç önemli değil. Bu çarpık anlayış her yerde bizi buluyor. Zevce olarak değerlisiniz, kendiniz olarak değil. Başarılara imza atmanız değil, evlenip eşinizin adı ile anılıyor olmanız önemli kılıyor sizi... Ya da günün konjonktürüne destek çıkan olmalısınız.

 Eşitlik için hak mücadelesinde bu yazdıklarım geri adım atmak için değil, tam tersine "Bugün biz kadınlar haklar alanımıza ve kişiliğimize saldırılara karşı dünden daha fazla dirençli olmak zorundayız" demek için. Hak mücadelesine bugün geçmişten daha çok gereksinim var. Türkiye için 'yeni' sıfatı kullanıyorlar. Bu yeni denilen eskiye, geriye dönüşte hepimiz kayıptayız ama biz kadınların haklar alanı daha fazla boşaltılıyor.

Sözün bittiği, mantığın tükendiği, aklın durumu açıklamaya yetmediği noktadayız..

Prof.Dr.Tülay ÖZÜERMAN
Logged

Kadın Temsilcisi
KadıncaForum
*****

Offline

Mesajlar: 27206

View Profile
Re: Kadın Eş Değil Eşit Değil
« Posted on: 25 Ekim 2020, 00:54:58 »

 
      uyari
Merhaba Ziyaretçi, Öncelikle Sitemize Hosgeldin. Ben KadıncaForum Botu Olarak Siteden Yararlanabilmeniz İçin, Üye Olmanızı Öneririm. Unutmayınız! Bu Site Sadece, Biz Kadınlara Özeldir.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kadın Eş Değil Eşit Değil oyunlari, Kadın Eş Değil Eşit Değil programi, Kadın Eş Değil Eşit Değil oyunu indir, Kadın Eş Değil Eşit Değil program yükle, Kadın Eş Değil Eşit Değil download, Kadın Eş Değil Eşit Değil istenmeyen tüyler, Kadın Eş Değil Eşit Değil resimleri, Kadın Eş Değil Eşit Değil haber, Kadın Eş Değil Eşit Değil yükle, Kadın Eş Değil Eşit Değil lazer epilasyon, Kadın Eş Değil Eşit Değil msn eklentisi, sarki sözleri
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntü Son Mesaj
Kadın Ve Erkek Eşit Midir ? Yeni
Anketler
PnR_Sz 5 3625 Son Mesaj 06 Ocak 2011, 13:39:37
Gönderen : _dark_
Aşk O Kadar Da Önemli Değil Yeni
Kadınca
Mavi_Kiyamet 0 1277 Son Mesaj 09 Aralık 2011, 01:18:06
Gönderen : Mavi_Kiyamet
Göbek Eritmek Zor Değil Yeni
Diyet
kezban62 0 1482 Son Mesaj 26 Nisan 2012, 19:36:45
Gönderen : kezban62
Aşk Değil Nefret Değil Yeni
Şiir Köşesi
kezban62 0 1175 Son Mesaj 28 Mayıs 2013, 11:54:55
Gönderen : kezban62
12 Değil 36 Burç Varmış Yeni
Burçlar
imge34 1 1626 Son Mesaj 07 Eylül 2013, 23:24:48
Gönderen : Mavi_Kiyamet